Online İşlem Merkezi
Giriş
Yardım       Yeni Kayıt
Sınav Sonuçları
Giriş
Yardım
Dershane Zincirlerine İlişkin Yargı Kararı...
15.1.2009 ZİNCİR DERSHANELER

Genellikle Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerde kurulan ve hem geçmişi hem de yaptığı reklam nedeniyle adı çok bilinen dershanelerin, aynı yerde veya başka yerlerde bulunan dershaneler tarafından isimlerinin kullanıldığı, "zincir dershane" olarak tanımlanan bu durumun öğrenci ve velileri yanılttığı gibi sektöre ve eğitime zarar verdiği bilinmektedir.

Bu durumun düzeltilmesi için ÖZ-DE-BİR Kurumu olarak ve bireysel olarak, uzun süreli çalışmalar yapılmıştır. Ancak son olarak Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan bir karar nedeni ile hukuki durumu açıklamak ve üyelerimizin bilgisine sunmakta yarar görülmüştür.

Zincir dershanelerin önlenmesi için ÖZ-DE-BİR öncülüğünde 2005 ve 2006 yıllarında, biri Rize’de diğeri İstanbul’da olmak üzere iki dava açılmıştır. Her iki dava Mahkeme tarafından reddedilmiş, Yargıtay bu red kararlarını onamıştır. Bu davalardan Kadıköy’de açılan davanın, içerdiği bir özel durum nedeniyle daha sonra bozulmuş olması "zincir dershanelerin engellendiği" yolunda anlaşılmasına neden olmuştur. Oysa bu karar, zincir dershane olarak aynı ismin kullanılıp kullanılamayacağına dair olmayıp şube olmadığı halde kendisini bir başka dershanenin şubesi gibi gösterilemeyeceğine ilişkindir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bozma kararında "davalı şirket-dershane, diğer dershanenin şubesi olmadığı halde, şubesi gibi gösterildiği için haksız bulunduğunu" ifade etmiştir. Nitekim kararın devamında aynen "Ayrıca davalının dayandığı sözleşme marka lisansının devrine ilişkin bir sözleşme olduğundan, davalıya kendisini dava dışı firmanın şubesi olarak tanıtma ve gösterme yetkisi vermez… Bu itibarla davalının işlettiği dershane girişine işletme adı olarak diğer dershanenin ŞUBESİ olduğu ibaresini yazması haksızdır " demektedir. Görüldüğü üzere Yargıtay "zincir dershane olarak ismin kullanılmasını" değil, "şube olmadığı halde" dershane isminin yanına, diğer dershanenin "şubesi olduğunun yazılmasını" haksız bularak önlenmesi yolunda karar vermiştir.

Yargıtay’ın bu bozma kararına uygun olarak karar veren Kadıköy Mahkemesi kısa kararı da "Davalının unvanında şube ibaresini kullanmasını" haksız bularak önlenmesi yolundadır. Bu kararın alınması uzun bir takip ve zahmet sonucu olmakla birlikte "zincir dershane isminin" kullanılması ile ilgili olmadığı ve bu şekildeki kullanımı önleyici olmadığı görülmektedir.

Yasal mevzuat yönünden ise durum şu şekildedir :

Daha önce yürürlükte olan 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun "Ad verme" ile ilgili 7. maddesi "Özel öğretim kurumları, isimlerinde; resmi ve diğer özel öğretim kurumlarında kullanılan ad ve ünvanları her ne şekilde olursa olsun kullanamazlar" şeklinde idi. Zincir dershane olarak kullanımı zorlaştıran bu hüküm mevcut iken dahi, Bakanlık ve Mahkemeler, ismin kullanılmasını taraflar arasındaki sözleşmeye bağlayarak isim kullanılmasına olanak verecek uygulamalar yapmakta idiler.

Daha sonra değiştirilen ve 5580 sayı ile yürürlüğe konulan yeni Özel Öğretim Kurumları Kanunu bu maddeyi kaldırarak "kurumlara isim verilmesine ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceği" hükmünü getirerek, zincir dershane isminin kullanılmasına daha fazla yol açmıştır.

Nitekim daha önce yürürlükte olan "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği"nin, "Kuruma ad verme" başlıklı 8.maddesi 625 sayılı yasaya uygun olarak "Özel öğretim kurumları adlarında resmi ve diğer özel öğretim kurumlarında kullanılan ad ve ünvanları her ne şekilde olursa olsun kullanamazlar" şeklinde iken, ilgili Kanun’da sonradan yapılan değişikliğe uygun olarak yeni Yönetmelik’ten bu cümle çıkarılmış ve genel hükümlere yollama yapılmakla yetinilmiştir. Yukarıdaki cümle mevcut iken dahi diğer dershane isimlerinin kullanılmasını sözleşme özgürlüğüne bağlayan, marka lisansının devri, bir nevi franchise olarak kabul ederek izin veren uygulama ve kararlar, kanundan ve yönetmelikten bu cümlenin çıkarılması ile, zincir dershane isminin kullanılmasına yol açacak konuma getirilmiştir.

Özel öğretim kurumlarına ilişkin olarak yeni yapılan yasa ve yönetmelik değişikliği ile, isim kullanılması hususu, genel bazı kanunlara yollama yapılarak düzenlenmiştir :

Bunlar arasında yer alan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, marka sahibinin izni alınmadan markasının kullanılmasını önleme hakkını yalnızca marka sahibine vermektedir.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54.maddesi; haksız rekabet hükümleri yanında, unvanı kanuna aykırı olarak kullanılan, unvan sahibinin dava açabileceğini öngörmektedir. Bu hükümler "marka" ve "unvan"ın kullanılmasını, unvan sahibi ile kullanan arasındaki bir ilişkiye indirgemektedir. Üçüncü şahısların dava haklarını kısıtlamaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere söz konusu Yargıtay ve Mahkeme kararı; ismin kullanılması veya zincir dershane ile ilgili olmayıp, şube olmadığı halde, kendisini bir başka dershanenin şubesi gibi tanıtmayı haksız bularak engelleyici hüküm taşımaktadır. Kararda "Adı kullanılan dershane ile, kullanan dershane arasında yapılan Lisans Sözleşmesinde, şube olma hakkının verilmediğinin yazılmasına rağmen, bu dershanenin işlettiği dershane girişine, adı kullanılan dershanenin şubesi olarak gösterilmesini haksız bularak iptal etmiştir."

Kararın bu şekli ile dershane isimlerinin "zincir dershane" olarak  kullanılmasını önleyen ve yasaklayan bir genel karar gibi kabul edilmesi hatalı olacaktır. Yasaya aykırı bulunan şey; bir dershanenin, bir başka büyük ve tanınan dershanenin şubesi olmadığı halde, kapısının girişine, diğer dershanenin şubesi olarak yazılmış olmasıdır. Karar bu hali ile "zincir dershane" olarak isim kullanılmasını önleyici bir karar olmayıp, şube olmadığı halde kendisini şube gibi göstermeyi önleyici bir karardır.

Bu itibarla, bu karara dayanarak, diğer dershanelerin isimlerini kullanan zincir dershanelere karşı dava açmayı düşünen üyelerimizin, bu kararın yukarıda açıklanan niteliğini bilerek hareket etmeleri yararlı olacaktır.

Üyelerimizin bilgisine sunulur.

Saygılarımızla.